| Biyomedikal Mühendisliği ve Biyomedikal Cihaz Teknolojisi :: Forum :: Biyomedikal :: Yeni Teknolojiler ve Yeni Cihazlar |
|
<< Önceki konu | Sonraki Konu >> |
| Odiomed Kulak Çınlamasına Son Veriyor | ||
|
Moderatorler: Yasin Çağan, yavuznuri, Kadir
|
| Yazar | Mesaj | ||
| metkar |
| ||
Biyomedikal Teknikeri![]() Kayıtlı Üye #1268 Kayıt Tarihi: 07 Mar 07 saat: 12:53Üniversite:: Kocaeli unv Mesaj Sayısı: 31 8 kez 8 mesajda teşekür aldı | Genç ve profesyonel çalışma kadrosu ile 25 yılı aşkın süredir sektörde faaliyet gösteren Odiomed , alanında ilklere imza atmaya devam ediyor. Firmanın son yeniliklerinden birisi olan Tinnitus Kalemi ile kulak çınlaması şikayetlerine çözümler sunuyor.Odiomed tarafından, Türkiye'de uygulamaya başlayan Quantum Lazer Terapi ve Tinnitus Kalemi ile kulak çınlamasına son veriyor. Odiomed yöneticilerinin yaptığı açıklamaya göre, "Lazer ışını, derinin alt tabakalarına girer ve tedavi edici bio-uyarıcı olarak direkt kan dolaşımını etkiler. Lazer ışını direkt olarak metabolizma ile ilgili olduğundan, var olan çınlamanın daha kötüye gitmesi veya artması gibi bir etkisi kesinlikle yoktur. Ancak ilk haftalarda kişi kendinde bir takım değişiklikler hissedebilir. Bu genellikle lazer uygulamasına, metabolizmanın verdiği yanıtın pozitif bir göstergesi ve iyileşme sürecini başlatmasıdır. Kronik tinnitus olan kişilerde, Tinnitus Pen Soft Lazer ile birlikte psikolojik terapinin de yardımcı olarak alınmasında yarar vardır. Kronik tinnitusta birden fazla periyod uygulanabilir". Tinnitus (kulak çınlaması) nedir?Gerçekte dışarıdan gelen bir sesli uyaran olmadan hastanın ses algılamasına tinnitus (kulak çınlaması) denir. Bu ses değişik tonlarda ve özelliklerde olabilir. Hastalar kimi zaman bir çınlama,kimi zaman uğultu, rüzgar sesi veya bir makinenin çalışma sesi gibi tarif edebilirler. Bunların hepsine birden tinnitus adı verilir. Başka insanlar kulağımın içindeki bu sesleri duyabilir mi? Bu genellikle olmaz ancak bazı durumlarda dinleyen kişi bir çeşit ses duyabilir. Bu tip tinnituslara objektif tinnitus denilir. Çoğunlukla ya bir damar anormalliğinden dolayı veya kasların kasılması sonucu orta kulakta meydana gelen seslerden ötürü gelişir. Tinnitusun nedeni nedir?Sesin sadece hasta tarafından duyulduğu subjektif tinnitusun birçok olası nedeni vardır. Bazı nedenler kötü değildir (örnek olarak küçük bir kulak kiri geçici bir süre tinnitus yapabilir.) Bunun yanında enfeksiyon, kulak zarında delinme, orta kulakta sıvı birikmesi ve orta kulakta ki kemiklerin eklem yerlerinin sertleşmesi gibi daha önemli nedenler de olabilir. Tinnitus baş ve boyun bölgesindeki damar genişlemeleri (anevrizma) veya denge ve işitmeyi sağlayan sinirden kaynaklanan bir tümörden (akustik nörinom) dolayı da olabilir. Bu problemlerde işitme kaybı da vardır. Allerji, yüksek veya düşük tansiyon, tümör, şeker hastalığı, tiroid problemleri, baş ve boyun bölgesine gelen darbeler ve birçok diğer nedenler: bazı romatizma ilaçlan, bazı antibiyotikler, sakinleştirici ilaçlar ve aspirin tinnitusa neden olabilir. Her durum için tedavi çok farklıdır. Bu nedenle konusunda uzmanlaşmış bir doktora kontrol olmak ve kulak çınlamasının gerçek nedenini bulmak çok önemlidir. Tinnitus çoğunlukla işitme sinirlerinin mikroskopla görülebilecek kadar küçük olan uçlarında meydana gelen hasarlardan ötürü gelişir. Bu sinir uçlarının sağlıklılığı doğru ve kesin duymayı sağlar ve bunlarda meydana gelecek bir hasar işitme kaybı ve tinnitusa yol açar. İlerlemiş yaşla birlikte sinir uçlarında bazı değişiklikler meydana gelir bu da beraberinde tinnitusu getirir. Günümüz dünyasında yüksek ses tinnitusun muhtemelen en sık rastlanan nedenidir ve işitme kaybına da yol açar. Ne yazık ki birçok insan endüstriyel gürültünün, yangın alarmlarının, yüksek sesle müzik dinlemenin ve diğer gürültülerin ne kadar zararlı olduğundan ya habersiz yada bunu umursamamaktadır. Stereo kulaklıklarla yüksek müzik dinlemek riski daha da fazlalaştırmaktadır.
Tinnitusun azalması için bir şey yapılabilir mi? Evet. Aşağıda yapmanız ve yapmamanız önerilen şeyler tinnitusunuzun azalmasına yardımcı olacaktır. Her şeyden önce işitme sisteminin vücudun en hassas ve kırılgan sistemi olduğu hatırlanmalıdır. Bu nedenle aşağıdakileri yapmanız önerilmektedir.1. Yüksek sesli müziğe maruz kalmaktan korunun 2. Kan basıncını sürekli kontrol ettiriniz. Kontrol altında olması için doktorunuza başvurun. 3. Tuz alımını kısıtlayın (fazla tuz dolaşım sisteminizi bozacaktır.) Tuzlu yiyeceklerden uzak durun ve yemeğinize tuz eklemeyin. 4. Sinir sistemine uyarıcı etkisi olan kahve, kola ve sigaradan uzak durun. 5. Günlük egzersizler kan akımınızı düzenler. 6. Yeterince dinlenin ve çok yorulmaktan sakının. 7. Sesten endişelenmeyin. Kulak çınlamanız sizin sağır olmanıza ve aklınızı kaybetmenize neden olmaz. Bu sesleri rahatsız edici ama önemsiz bir gerçek olarak kabul edin ve olabildiğince yok saymayı öğrenin. Bu çeşit kontrol ya kişinin kendini tembihlemesiyle yada maskeleme yöntemiyle başarılabilir. 8. Sinirliliğinizi ve gerginliğinizi en aza indirin.Odiomed quantum lazer nedir? Düşük Güçlü Laser Tedavisi (SOFT LASER) UygulamalarıLazerr ışığı nedir?Lazer kelimesi; "Light Amplification of stimulated Emission of Radiation" cümlesinin kısaltılmış halidir. Normal ışık tüm renklerin karışımından ibaret beyaz bir ışıktır. Laser ışığı ise oluşturulduğu dalga boyuna göre renk alır ve tek renklidir (monokromatik).İçerisindeki tüm ışık fotonları tek ve aynı dalga boyunda olup paralel dalgalar halindedir. Laser ışığı bu uyumunu koruyarak uzak mesafelere ulaşabilir.Laser ışığının foton yoğunluğu daha fazla olduğundan gün ışığından daha parlaktır.Normal ışık insan cildinde kalırken laser ışığı insan cildini geçerek derin dokulara ulaşabilmektedir.Tıp alanında kullanılan laserler başlıca iki gruba ayrılmaktadır.1. Yüksek Güçteki Laserler: Dokuları kesmek, kanı pıhtılaştırmak ve hastalıklı dokuları yakmak veya buharlaştırmak gibi işlemlerde kullanılırlar.2. Düşük Güçteki Laserler: (Low Level Laser - Soft Laser) Hücre ve dokuların çalışmalarını uyarma ve düzenleme amacıyla kullanılır. Bu laserlerden en çok kullanılanlar kırmızı ve infrared(kızılötesi) olanlardır.Bu amaçla üretilmiş çeşitli cihazlar bulunmaktadır.Düşük güçlü laser tedavisi (DGLT) nedir?:Low level laser therapy (LLLT) ya da soft laser olarak ta isimlendirilen bu tedavi şekli; hedeflenen bölgeye belirli bir dozda, yüksek yoğunlukta, tek bir dalga boyunda (monokromatik) ve aynı frekansta (ışık enerjisini taşıyan fotonlar aynı fazda olacak şekilde) ışın gönderilerek hücre ve dokularda iyileşmeyi sağlayan mekanizmaların aktive edilmesi işlemidir.Bu tedavide, kırmızı ve kızılötesi (infra-red) dalga boyundaki ışınların hasarlı ya da hastalıklı dokulara uygulanması yolu ile yaraların ve her türlü hücre ve yumuşak doku hasarının iyileşmesinin desteklenmesi aynı zamanda akut ve kronik ağrıların azaltılması hedeflenmektedir.DGLT, eğitimli uzmanlar tarafından ve doğru endikasyonlarda uygulanmak kaydıyla; zararlı etkisi olmayan, ağrısız, girişimsel olmayan (batıcı, kesici bir işlem yapılmayan), ilaç kullanımı gerektirmeyen ve son derece güvenli ve etkili bir yöntem olarak işlev görmektedir.DGLT, hasarlı dokulardaki iyileşme süresini %30-40 oranında kısaltmakta ve laser etkisi altında iyileşen dokular laser uygulanmadan iyileşen dokulara göre daha sağlam ve güçlü olmaktadırlar.DGL tedavisinde temel amaçlar; - Doku hasarının onarımında hızı, kaliteyi ve sağlamlığı artırmak, - Ağrıyı gidermek- Inflamasyonu gidermektir.Laser ışığının hücresel düzeydeki etkileri nelerdir? DGLT de kullanılan laser ışınları cerrahi laserlerden farklı olarak ısı etkisi oluşturmamakta ve dokuda herhangi bir tahribata neden olmamaktadır.Moleküller, makromoleküller ve hücreler arasındaki reaksiyonlar temel olarak elektromanyetiktir ve foton adı verilen çok küçük parçacıklar tarafından yönetilirler. Bu nedenle laser ışığı gibi elektromanyetik etkiler uygun dalga boylarında verildiklerinde hücreler üzerinde önemli etkiler yaparlar. Buradaki oluşan etki fotokimyasal bir etkidir ve bitkilerin güneş ışığında fotosentez yapmasına benzetilebilir.Kırmızı ışık hücrelerde enerjinin kaynağı olan ATP (Adenozin trifosfat) üretimini artırarak hücrelerin işlevlerini daha iyi yapmalarını ve doku iyileşmesi sürecine azami katkıda bulunmalarını sağlamaktadır.İnsanlarda hasarlı, ölü hücreleri ve artıkları temizleyen (fagositoz yapan) hücrelerin çeşitli dalga boylarında ışın yaydığı aynı zamanda lenfosit, lökosit, makrofaj, fibroblast gibi pek çok hücrenin bu dalga boylarında verilen düşük enerjili laser ışınları ile uyarıldıkları gösterilmiştir.Yaşayan hücreler canlılıklarını devam ettirebilmek için metabolizma adı verilen işlevleri yapmak zorundadırlar. Metabolizma sırasında ise enerji harcanmakta, ısı oluşmaktadır. Uygun dalga boylarında doğru olarak yapılan laser ışınlamaları yaşayan sistemlerin çalışmaları üzerinde önemli etkiler yapabilmektedir.Tedavi süresi duruma göre saniyeler ya da dakikalar sürebilmektedir. Tedaviye cevabın verilen doza bağımlı olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle düşük dozlarda ardışık tedaviler yüksek dozlarda tek uygulamalardan daha etkili olabilmektedir.DGL Tedavisinin doku ve hücrelerdeki başlıca etkileri; - Kan dolaşımını artırarak etki ettiği doku ve hücrelerin daha fazla oksijen ile beslenmesine yol açar böylece hasarlı kısımların iyileşmesini hızlandırır.- Işın alan bölgelerde fibroblast adı verilen kollajen salgılayan hücrelerin aktive olması sonucunda hasarlı dokuların iyileşmesinde önemli rol oynayan ve dokuların elastikiyetini sağlayan bu proteinin üretimini artırarak doku ve hücre iyileşmesine önemli katkıda bulunur.- Hücresel düzeyde enerji depolanmasını ve taşınmasını sağlayan ATP nin (Adenosin Trifosfat) üretimini artırır. ATP artışı hücrelerin metabolik atıklardan kurtulmalarını ve normal fonksiyonlarına dönmelerini sağlayan en önemli etkendir.- Lenfatik sistemin çalışmasını aktive ederek dokulardaki şişmenin (ödem) düzelmesine yardımcı olur- Hücrelerin çoğalması, yenilenmesi ve normal fonksiyon görebilmesi için gerekli olan RNA ve DNA nın üretimini artırarak hasta ve hasarlı hücrelerin kısa sürede düzelmesini ya da yeni hücrelerle değişmesini sağlar.- Işık enerjisini taşıyan parçacıklar (fotonlar) doku ve hücrelere negatif yüklü iyonlar halinde giriş yapar. Bu etkileşim de vücutta tedavi gören bölgelere kalsiyum gibi pozitif iyonların akışını sağlar. Bu değişimlerin ağrı duyusunu taşıyan sinirler üzerindeki etkileri ile ağrının önemli ölçüde azalması sağlanır.- Işınların doku ve hücrelerde oluşturdukları foto-kimyasal reaksiyonlar sonucunda hücrenin ısı derecesinin yükseltmesi fagositoz adı verilen ve hasarlı hücreleri saptayarak yok eden fonksiyonu aktive eder. Bu etki hastalıkların başlangıç safhasındaki tedavinin başarı oranını en çok etkileyen adımdır.- Beyindeki endorfin ve ensefalin seviyelerini etkileyerek ağrı ve acı duymayı azaltır.- Kasların gevşemesini ve rahatlamasını sağlar.Düşük enerjili laserin dokulara etki derinliği (penetrasyonu) dalga boyuna bağlıdır. Kırmızı ışık canlı dokuda 2-3 mm derinliğe kadar girebilir. Infrared (kızılötesi) laserler dalga boyuna göre 4-5 cm kadar derinliğe ulaşabilmektedirler. Laser ışığının dokulara etki derinliğinde ayrıca, dokunun cinsi, uygulama şekli ve laserin çıkış gücü de önemlidir. DEL Tedavisinde Laser seçimi tedavi edilecek hastalığın tipine ve yerine göre seçilir. Eğer mukoza veya derideki bir hastalık tedavi edilecekse kırmızı ışıklı laserler seçilmelidir. Bu nedenle ağız enfeksiyonlarında, aftlarda, uçuklarda (herpes simplex), zonada (herpes zoster) sivilcelerde (acne), cilt yaralarında, venöz ülserlerde, sinir kökenli ağrılarda (nevralji) egzemada, diş ve diş eti hassasiyetinde, farenjitte vb. kırmızı ışık tercih edilirken burun iltihabı (Rinit), allerjik rinit, burun içindeki enfeksiyonlar dış-orta kulak enfeksiyonu, akut ve kronik bademcik iltihabı gibi durumlarda kırmızı ışık-infrared kombinasyonu kullanılabilmektedir.Kaslardaki, tendonlardaki hastalıklar, iç kulak (kulak çınlaması,baş dönmesi, işitme kaybı vb.), çene eklemi hastalıkları, sinüzitler ve kafa içi ve kemiklerle ilgili hastalıklarda ise derin dokulara ulaşabilme özelliklerinden dolayı kızılötesi (infrared) laserler kullanılmaktadır.*LLLT’nin koklea ve kokleadaki hücrelere yönelik etkisi -ki bu etki tinnitusun tedavi edilmesi ya da azalmasına neden olmaktadır- 1989 yılından beri yapılan birçok klinik araştırma ile incelenmiştir. Bu araştırmalardan başlıcaları Dr.Witt, Dr.Path, Dr.Shiomi, Dr.Hahn, Dr.Prochzka, Dr.Swoboda, Dr.von Wedel, Prof. Dr.Marti, Dr.Tauber ve Dr.Fain tarafından yürütülmüştür. TİNNİTUS TEDAVİSİNDE ALTERNATİF ÇÖZÜMOdiomed Quantum Lazer organizmanın enerji dengesini normalleştirmek ve organizmanın kendi iç kaynaklarının etkinleştirilmesinde bir bio-uyarıcı etkisi yapmaktadır. Odiomed Quantum Lazer kızılötesi, kırmızı bağdaşı yada bağdaşık olmayan bir ışın demetinin nüfuz edici etkisini ve statik bir manyetik alanın sağladığı yüzey etkisini kullanmaktadır. Bu güne kadar yapılan klinik çalışmalar tinnitusta psikoterapi ve quantum lazer uygulamasının bio-feedback ile kombine olarak hastaya uygulanmasının oldukça verimli olduğunu göstermektedir.Terapiye alınan tinnituslu hasta grubu, somatik olarak bütün medikal endikasyonlar denenmiş fakat fayda sağlanamamış kronik vakalardan oluşmaktadır. Bu kombine uygulamada standardize edilmiş terapi yöntemi aşağıdaki gibidir; Tinnitus şikayeti olan bir hasta baş vurduğunda o güne kadar yapılmış bütün tedavi ve endikasyonlar konusunu da içeren anamnez alma ve eğer varsa eksik testlerin tamamlanmasıİşitme kapasitesi ve Tinnitus oranının Odyometri ile ölçülmesi Enformasyon aktarımı;-Odiomed Quantum Laser uygulamasının anlatılması-Hasta karar verirse 12 seans süren terapi çalışmasının başlangıcı. Terapi süreci; Seanslar : 15-20 dakika quantum lazer uygulamasına ayrılmıştır. Terapi sonunda iyileşme düzeyini saptamak üzere tekrarlanan Odyometri ve Psikometrik testler yapılır. ODİOMED Odiomed Quantum lazer terapi İstanbul, Ankara ve İzmir deki Odiomed Merkezlerinde Uygulanmaktadır. Tinnitus Pen (Çınlama Kalemi) Evde hergün 20 dk 90 gün boyunca hastanın uygulayabileceği basit kullanıma sahip bir lazer cihazıdır. Odiomed tarafından tüm Türkiye'de satışa sunulmuştur. | ||
| Başa dön |
| ||
Ondan istanbulla ilgili haberler daha çok dikkat çekiyor




